Bacak Atardamar Hastalığı

Bacak atardamar hastalığı nedir?

Bacak atardamar hastalığı, bacaklara ve ayaklara kan taşıyan atardamarların daralması veya tıkanmasıyla gelişir. Alt ekstremite periferik arter hastalığı olarak da adlandırılır. En sık neden, damar duvarında plakların birikmesiyle oluşan damar sertliğidir. Kan akımının azalması, kasların ve diğer dokuların yeterli oksijen almasını güçleştirebilir.

Sorun yalnızca bacağın içindeki damarlarda bulunmayabilir. Karın aortu ve leğen kemiği içindeki iliak damarlarda gelişen tıkanıklıklar da bacaklara ulaşan kanı azaltabilir. Bu nedenle Leriche sendromu gibi aort ve iliak damarları etkileyen tıkayıcı hastalıkları da bu sayfada ele alıyoruz.

Bazı kişilerde belirgin yakınma olmazken bazılarında yürümekle başlayan ve dinlenince azalan bacak ağrısı görülür. Daha ciddi dolaşım yetersizliğinde istirahatte ayak ağrısı veya iyileşmeyen yaralar ortaya çıkabilir. Bu bulguların her hastada aynı sırayla gelişmesi beklenmez.

Atardamarlarda daralma ve tıkanıklığın yanı sıra anevrizma adı verilen anormal genişlemeler de oluşabilir. Ancak bu sayfanın odağı, bacak dolaşımını etkileyen daralma ve tıkanıklıklardır. Ana atardamardaki genişlemeler hakkında bilgi için aort anevrizması sayfasını inceleyebilirsiniz.

Hangi damarlar etkilenir?

Bacaklara ulaşan kan, karın aortundan iliak damarlara, ardından kasıktaki femoral atardamarlara geçer. Buradan uyluk, diz arkası ve diz altındaki damarlar aracılığıyla ayaklara taşınır. Daralma veya tıkanıklık bu yolun herhangi bir bölümünde bulunabilir; aynı kişide birden fazla damar bölgesi etkilenebilir.

Hastalığın bulunduğu bölge, yakınmaların yerini etkileyebilir. Aort ve iliak damarlardaki tıkanıklıklar kalça veya uylukta yürümekle ağrıya yol açabilir. Daha aşağıdaki damarların etkilenmesi ise baldır yakınmalarıyla veya ayak dokularının kanlanmasında azalmayla kendini gösterebilir.

Bununla birlikte ağrının yeri, hangi damarın tıkalı olduğunu tek başına göstermez. Darlığın yaygınlığı, yan damarların sağladığı dolaşım ve kişinin hareket düzeyi de belirtileri etkiler. Damarların durumunu değerlendirmek için muayene ve uygun tetkikler gerekir.

Bacakta atardamar ve toplardamar hastalıklarının farkı

Bacak atardamarları, dokulara oksijen ve besin taşıyan kanı ulaştırır. Toplardamarlar ise kanın kalbe geri dönmesini sağlar. Bu iki damar grubundaki hastalıklar farklı mekanizmalarla gelişir ve farklı tedaviler gerektirir.

Atardamarlardaki daralma veya tıkanıklık, bacak ve ayak dokularına ulaşan kanı azaltır. Yürümekle başlayan kas ağrısı, ayakta soğukluk ve ciddi dolaşım yetersizliğinde iyileşmeyen yaralar görülebilir. Toplardamar hastalıklarında ise varisler, şişlik, ağırlık hissi ve cilt değişiklikleri ön planda olabilir.

Yakınmalar tek başına kesin ayrım sağlamaz; aynı kişide hem atardamar hem toplardamar hastalığı bulunabilir. Kas, eklem ve sinir sorunları da bacak ağrısına neden olabilir. Doğru tedaviyi seçmek için yakınmaların değerlendirilmesi ve damar muayenesi gerekir.

Bacak atardamar hastalığı neden olur?

Bacak atardamar hastalığının en sık nedeni ateroskleroz, yani damar sertliğidir. Genellikle yıllar içinde gelişen bu süreç, damarların daralmasına veya tıkanmasına yol açabilir. Daha seyrek olarak damar iltihapları, yaralanmalar veya başka bir bölgeden gelen pıhtılar da bacak dolaşımını bozabilir.

Damar sertliği ve plak oluşumu

Ateroskleroz olarak adlandırılan damar sertliğinde, damar duvarında kolesterol ve diğer maddeleri içeren plaklar oluşur. Zamanla büyüyen bu plaklar damarın içinden kanın geçtiği alanı daraltabilir. Daralma ileri düzeye ulaştığında, özellikle hareket sırasında kaslara yeterli kan ulaşmayabilir.

Plak üzerinde pıhtı gelişmesi, mevcut daralmayı tam tıkanıklığa dönüştürebilir. Ancak tıkanıklığın uzunluğu veya darlık yüzdesi, yakınmaların şiddetini tek başına belirlemez. Kanı alternatif yollardan taşıyan yan damarların gelişimi ve diğer damarların durumu da önemlidir.

Kimler risk altındadır?

Sigara, bacak atardamar hastalığının en önemli ve değiştirilebilir risk etkenlerinden biridir. Damarın iç yüzeyine zarar verir, damar sertliği sürecini hızlandırır ve pıhtı oluşumunu kolaylaştırır. Kullanılan miktar ve kullanım süresi arttıkça damar hastalığı riski de yükselir.

Diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı da riski artırır. İlerleyen yaş ve ailede erken yaşta damar hastalığı bulunması diğer risk etkenleridir. Birden fazla etkenin birlikte bulunması riski daha da yükseltir.

Kalbi veya beyni besleyen damarlarda damar sertliği saptanan kişilerde bacak damarları da etkilenmiş olabilir. Bu nedenle değerlendirmeyi yalnızca ağrıyan bölgeyle sınırlamamak gerekir. Sigarayı bırakmak ve diğer risk etkenlerini kontrol altına almak, tedavinin temel adımlarıdır.

Bacak atardamar hastalığında plak oluşumuna bağlı damar daralması ve sigaranın damarlar üzerindeki etkileri

Sigarayı bırakmak tedavinin bir parçasıdır

Sigara, bacak atardamar hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırır. Bırakmak için hastalığın ağırlaşmasını veya ameliyat gerektirmesini beklemeyin. Profesyonel destek almak, sigarayı tamamen bırakmanıza yardımcı olabilir.

Bacak atardamar hastalığının belirtileri nelerdir?

Bacak atardamar hastalığı her kişide aynı belirtilere yol açmaz. Bazı hastalarda yürürken ağrı veya çabuk yorulma görülürken bazılarında belirgin bir yakınma olmayabilir. Dolaşımın ciddi ölçüde azalması ise istirahatte ağrıya ve ayakta iyileşmeyen yaralara neden olabilir. Bu bulguların her hastada belirli bir sırayla gelişmesi beklenmez.

Yürürken bacak ağrısı: Aralıklı topallama ve vitrin hastalığı

Yürümekle başlayan ve durup dinlenince genellikle birkaç dakika içinde azalan kas ağrısına aralıklı topallama denir. Latince adı claudicatio intermittens olan bu yakınma, tıpta kladikasyo olarak da anılır. Yürüyüş sırasında bacak kaslarının artan kan ihtiyacının daralmış damarlar tarafından yeterince karşılanamamasıyla ortaya çıkar.

Halk arasında kullanılan “vitrin hastalığı” adı da bu durumu anlatır. Kişi yürürken bacağında ağrı veya kramp hisseder ve durmak zorunda kalır. Ağrının geçmesini beklerken bir mağazanın vitrinine bakıyormuş gibi mola verebilir. Dinlendikten sonra yeniden yürür; ancak bir süre sonra aynı yakınmalar tekrar başlayabilir.

Ağrı en sık baldırda hissedilir. Karın aortu ve iliak damarlar gibi daha yukarıdaki damarlar etkilendiğinde kalçada veya uylukta da görülebilir. Yokuş çıkmak ya da hızlı yürümek yakınmaların daha erken başlamasına neden olabilir.

Her hastada belirgin ağrı bulunmaz. Bazı kişiler bacaklarında ağırlık, güçsüzlük veya çabuk yorulma hisseder. Günlük hareketi kısıtlı olanlarda yakınmalar fark edilmeyebilir. Yürürken durmayı gerektiren bacak ağrısı, özellikle sigara kullanan veya diyabeti olan kişilerde bacak atardamar hastalığı açısından değerlendirilmelidir.

Yürürken bacak ağrısı nedeniyle vitrin önünde dinlenen erkek, istirahatte ayak ağrısı yaşayan kadın ve iyileşmeyen ayak yarası

Ani bacak atardamar tıkanıklığı: Ne zaman acile başvurmalı?

Bacağı besleyen bir atardamardaki kan akımının aniden kesilmesi, dokuların canlılığını kısa sürede tehlikeye atabilir. Akut bacak iskemisi olarak adlandırılan bu durum, yıllar içinde gelişen damar daralmasından farklıdır ve acil değerlendirme gerektirir. Kalpten veya başka bir damardan gelen pıhtı nedeniyle oluşabileceği gibi, önceden daralmış bir damarın aniden tıkanmasıyla da gelişebilir.

Bacakta veya ayakta aniden başlayan şiddetli ağrı, belirgin soğukluk, solukluk, uyuşma ya da his kaybı önemli uyarı işaretleridir. Güçsüzlük, parmakları oynatamama veya hareket kaybı daha ciddi dolaşım yetersizliğine işaret edebilir. Bütün belirtilerin aynı anda bulunması gerekmez.

Ani ağrıya soğukluk, solukluk, uyuşma veya güç kaybı eşlik ediyorsa 112’yi arayın ya da hemen acil servise başvurun. Özellikle his veya hareket kaybı varsa zaman kaybetmeyin. Ağrının kendiliğinden geçmesini beklemek, masaj yapmak veya sıcak uygulamak için başvuruyu geciktirmeyin.

Tedavinin amacı, kan akımını mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlamaktır. Tıkanıklığın yeri, nedeni ve dokuların durumuna göre kateterle yapılan işlemler, cerrahi pıhtı çıkarılması veya bypass gibi yöntemler uygulanabilir. Erken müdahale, bacağın korunması açısından kritik önem taşır.

Ani ağrıya soğukluk veya solukluk eşlik ediyorsa beklemeyin

Bacakta veya ayakta aniden başlayan ağrıyla birlikte belirgin soğuma, soluklaşma, uyuşma ya da güç kaybı gelişirse ani atardamar tıkanıklığı söz konusu olabilir. Bütün belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeyin; 112’yi arayın veya hemen acil servise başvurun.

Bacak atardamar hastalığı nasıl teşhis edilir?

Bacak atardamar hastalığının tanısı, yakınmaların dinlenmesi ve damar muayenesiyle başlar. Ağrının yürümekle ilişkisi, dinlenince azalıp azalmadığı ve ayakta yara bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Sigara kullanımı, diyabet, böbrek hastalığı ve daha önce geçirilmiş damar işlemleri de tanıya yön verir.

Gerekli tetkikler, muayene bulgularına ve planlanan tedaviye göre seçilir. Her hastaya bütün görüntüleme yöntemlerinin uygulanması gerekmez.

Muayene ve dolaşım ölçümleri

Muayenede kasık, diz arkası ve ayak damarlarının nabızları kontrol edilir. Ayakların rengi, sıcaklığı, cilt yapısı ve varsa yaralar incelenir. İki bacak arasındaki farklılıklar da dolaşım bozukluğu hakkında bilgi verebilir.

Ayak bileği–kol indeksi, diğer adıyla ABI, bacak dolaşımını değerlendirmede kullanılan temel testlerden biridir. Ayak bileğinden ölçülen sistolik kan basıncı, koldan ölçülen basınçla karşılaştırılır. Bu ölçüm, bacaklara ulaşan kan akımında azalma olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olur.

Diyabet veya kronik böbrek hastalığında damar duvarı sertleşip basınç manşonuyla yeterince sıkıştırılamayabilir. Böyle bir durumda ABI değeri yanıltıcı biçimde yüksek çıkabilir. Gerektiğinde ayak parmağı basıncı ve parmak–kol indeksi gibi ek ölçümler yapılır. Yürümekle yakınması olduğu hâlde istirahat ölçümleri normal bulunan bazı kişilerde ise egzersiz sonrası değerlendirme gerekebilir.

Doppler ultrasonografi ve anjiyografi

Doppler ultrasonografi, damarların yapısını ve içlerindeki kan akımını değerlendiren bir incelemedir. Daralma veya tıkanıklığın yerini belirlemeye, kan akımına etkisini anlamaya yardımcı olur. Radyasyon içermez ve takipte de kullanılabilir.

Damarların daha ayrıntılı görüntülenmesi gerektiğinde BT anjiyografi veya MR anjiyografi tercih edilebilir. Bu yöntemler, özellikle girişim planlanan hastalarda tıkanıklığın uzunluğunu, yaygınlığını ve diğer damarlarla ilişkisini gösterir. Tetkik seçiminde böbrek fonksiyonları, kullanılacak kontrast madde ve kişiye özgü diğer özellikler dikkate alınır.

Kateter anjiyografide, atardamar içine ilerletilen ince bir kateter aracılığıyla kontrast madde verilerek görüntü elde edilir. Uygun hastalarda aynı seansta balon veya stent tedavisi de yapılabilir. Ancak tanı için herkese kateter anjiyografi yapılması gerekmez.

Bacak atardamar hastalığının tanısında ayak bileği–kol indeksi ölçümü ve renkli Doppler ultrasonografi

Bacak atardamar hastalığı nasıl tedavi edilir?

Bacak atardamar hastalığının tedavisinde amaç, yürüme kapasitesini ve yaşam kalitesini iyileştirmek, ciddi dolaşım yetersizliğinde ise ağrıyı azaltmak, yaraların iyileşmesini sağlamak ve doku kaybını önlemektir. Aynı zamanda kalp krizi ve inme gibi diğer damar hastalıklarına bağlı riskleri azaltmak da hedeflenir.

Her damar darlığı stent veya ameliyat gerektirmez. Yakınmaların günlük yaşama etkisi, istirahat ağrısı veya yara bulunması, damarların yapısı ve kişinin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Sigarayı bırakmak, risk etkenlerini kontrol etmek ve uygun ilaçları kullanmak tedavinin temelini oluşturur. Gerektiğinde bunlara endovasküler işlemler veya cerrahi yöntemler eklenir.

Sigarayı bırakmak neden tedavinin bir parçasıdır?

Sigara, yalnızca hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırmaz; tanı konulduktan sonra da damar hasarını ve tıkanıklık riskini artırmaya devam eder. Bu nedenle sigarayı bırakmak, bacak atardamar hastalığında tedavinin temel adımlarından biridir. Amaç yalnızca kullanılan miktarı azaltmak değil, tamamen bırakmaktır.

Balon, stent veya bypass işlemi kan akımını yeniden sağlayabilir; ancak sigaranın damarlar üzerindeki zararlı etkilerini ortadan kaldırmaz. Kullanıma devam edilmesi, tedavi edilen damarların veya bypass greftinin yeniden daralma ve tıkanma riskini artırabilir. Başarılı bir girişimden sonra da sigaradan uzak durmak önemlidir.

Bırakmakta zorlanan kişiler profesyonel destek alabilir. Sigara bırakma polikliniği takibi, davranışsal destek ve kişiye uygun ilaç tedavileri bu süreci kolaylaştırabilir. Uygun olduğunda nikotin yerine koyma tedavisi de hekim değerlendirmesiyle kullanılabilir. Pasif sigara dumanından kaçınmak da damar sağlığının korunmasına katkı sağlar.

Risk etkenlerinin kontrolü ve ilaç tedavisi

Kolesterol, tansiyon ve kan şekerinin kontrol altında tutulması, damar hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya ve kalp krizi ile inme riskini azaltmaya yardımcı olur. Beslenme düzeni, uygun fiziksel aktivite ve fazla kiloların azaltılması da tedaviyi destekler. Hedefler, kişinin eşlik eden hastalıklarına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Kolesterol düşürücü statinler, periferik arter hastalığında temel ilaç gruplarındandır. Bu ilaçlar yalnızca kolesterol değerini düşürmek için değil, damar hastalığına bağlı ciddi olayların riskini azaltmak amacıyla da kullanılır. Gerektiğinde tedaviye başka kolesterol düşürücü ilaçlar eklenebilir.

Belirti veren hastalarda, pıhtı oluşma riskini azaltmak için aspirin veya klopidogrel gibi trombositlerin birbirine yapışmasını azaltan ilaçlar kullanılabilir. Seçilmiş hastalarda farklı pıhtı önleyici tedaviler de tercih edilebilir. İlaç seçimini; kanama riski, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıklar ve daha önce yapılan damar işlemleri belirler.

Yürüme yakınmalarını azaltmaya yönelik ilaçlar da uygun hastalarda değerlendirilebilir. Ancak bu ilaçlar herkes için uygun değildir ve sigarayı bırakmanın ya da yapılandırılmış egzersizin yerini tutmaz. Tedaviye kendi kendinize başlamayın; reçete edilen ilaçları hekiminize danışmadan bırakmayın veya dozlarını değiştirmeyin.

Yürüyüş ve yapılandırılmış egzersiz

Yürümekle başlayan ve dinlenince geçen bacak yakınmaları bulunan, durumu stabil hastalarda yapılandırılmış egzersiz tedavinin önemli bir parçasıdır. Düzenli uygulandığında yürüme mesafesini, günlük hareket kapasitesini ve yaşam kalitesini artırabilir. Bu yarar, tıkalı ana damar açılmadan da sağlanabilir.

Vücut, tıkalı bölgenin çevresindeki kollateral adı verilen yan damarlar aracılığıyla kanı alternatif yollardan dokulara ulaştırabilir. Planlı egzersiz, dolaşımın uyum süreçlerini ve kas içindeki kılcal damar gelişimini destekleyebilir. Ayrıca kasların oksijeni daha verimli kullanmasına ve dayanıklılığının artmasına yardımcı olur. Yürümedeki iyileşme, bu etkilerin birlikte ortaya çıkmasıyla sağlanır.

Seçilmiş hastalarda gözetimli egzersiz programları, yürüme kapasitesinde stent tedavisiyle karşılaştırılabilir, hatta bazı ölçümlerde daha fazla iyileşme sağlayabilir. Bu nedenle egzersiz, uygun hastalarda başlı başına etkili bir tedavi seçeneğidir. Programın amacı kontrolsüz biçimde ağrıya dayanmak değil, sağlık ekibinin belirlediği yürüyüş ve dinlenme aralıklarıyla kapasiteyi zaman içinde artırmaktır.

Mümkün olduğunda gözetimli bir egzersiz programı tercih edilir. Böyle bir programa erişilemiyorsa sağlık ekibinin belirlediği hedeflerle, düzenli takip içeren bir ev programı uygulanabilir. Yürüyüşün süresi, sıklığı ve temposu kişinin kapasitesine ve eşlik eden hastalıklarına göre planlanır.

Program genellikle yürüyüş ve dinlenme aralıklarından oluşur. Belirlenen düzeyde bacak yakınması gelişince mola verilir; şikâyet azaldığında yürüyüşe devam edilir. Zamanla süre ve mesafe artırılır. Yalnızca “daha çok yürüyün” önerisi yerine, nasıl uygulanacağı belli olan bir plan oluşturmak önemlidir.

Ancak bu yaklaşım her hasta için uygun değildir. İstirahatte ayak ağrısı, iyileşmeyen yara veya doku kaybı varsa egzersize başlamadan önce damar değerlendirmesi gerekir. Ani ağrıya soğukluk, solukluk, uyuşma veya güç kaybı eşlik ediyorsa yürümeye çalışmak yerine acil yardım alınmalıdır.

Balon ve stent tedavisi

Endovasküler tedaviler, damar içinden ilerletilen ince kateterlerle daralma veya tıkanıklığa ulaşılarak yapılan işlemlerdir. Genellikle kasık ya da uygun başka bir atardamardan giriş yapılır. Amaç, kanın daralmış veya tıkanmış bölgeden yeniden yeterli miktarda geçmesini sağlamaktır.

Balon anjiyoplastide, daralmış bölgeye yerleştirilen küçük bir balon şişirilerek damarın iç açıklığı artırılır. Gerektiğinde damarı içeriden destekleyen, metal kafes yapısındaki stent yerleştirilir. Her balon işleminden sonra stent kullanılması gerekmez. Damarın bulunduğu bölgeye ve lezyonun özelliklerine göre ilaç kaplı balonlar veya farklı stent türleri tercih edilebilir.

Tedavi seçimini tıkanıklığın yeri, uzunluğu, kireçlenme derecesi ve işlem yapılacak bölgenin ilerisine kan taşıyan damarların durumu etkiler. Kişinin genel sağlık durumu ve daha önce geçirdiği damar işlemleri de değerlendirilir. Bazı hastalarda damar içi yöntemler yeterli olurken bazılarında cerrahi veya iki yaklaşımın birlikte uygulandığı bir tedavi gerekir.

İşlemle kan akımının düzelmesi, damar sertliğinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tedavi edilen bölgede yeniden daralma veya tıkanıklık gelişebilir. Bu nedenle sigarayı bırakmak, reçete edilen ilaçları düzenli kullanmak ve kontrollere devam etmek, işlemin uzun dönem başarısı açısından önemlidir.

Bypass ameliyatı ve diğer cerrahi yöntemler

Bypass ameliyatında, kanı tıkalı bölgenin ilerisine taşıyan alternatif bir yol oluşturulur. Bu amaçla kişinin kendi toplardamarı veya uygun bir yapay damar grefti kullanılabilir. Yeni yolun bir ucu yeterli kan akımının bulunduğu atardamara, diğer ucu ise tıkanıklığın ilerisindeki uygun damara bağlanır. Böylece kan, tıkalı bölgeyi dolaşarak bacak ve ayak dokularına ulaşır.

Kullanılacak damar veya greft; bypassın yapılacağı bölgeye, kişinin damar yapısına ve enfeksiyon gibi eşlik eden durumlara göre seçilir. Özellikle diz altına uzanan bypasslarda, uygun yapıdaysa kişinin kendi toplardamarı tercih edilebilir. Ameliyat öncesinde hem kanın alınacağı hem de ulaştırılacağı damarların ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.

Seçilmiş hastalarda endarterektomi adı verilen yöntem uygulanabilir. Bu işlemde damar açılarak içindeki daralmaya neden olan plak çıkarılır. Özellikle kasık bölgesindeki ana atardamarın bazı darlıklarında kullanılabilir. Bypasstan farklı olarak burada kan için yeni bir yol oluşturmak yerine mevcut damarın iç açıklığı düzeltilir.

Bazı durumlarda açık cerrahi ile balon veya stent işlemleri aynı tedavi içinde birleştirilir. Hibrit tedavi olarak adlandırılan bu yaklaşımda, farklı damar bölgeleri için en uygun yöntemler birlikte kullanılır. Cerrahinin türü, yalnızca tıkanıklığın uzunluğuna göre değil; yakınmalar, doku kaybı, genel sağlık durumu ve beklenen uzun dönem yarar değerlendirilerek belirlenir.

Hangi hastalarda girişim gerekir?

Girişim kararı yalnızca damar darlığının yüzdesine veya görüntülemede tıkanıklık görülmesine dayanmaz. Yakınmaların günlük yaşamı ne ölçüde kısıtladığı, ayakta yara veya doku kaybı bulunması ve dolaşımın dokuların ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı birlikte değerlendirilir.

Yürümekle ağrısı olan ancak durumu stabil hastalarda öncelikle sigaranın bırakılması, risk etkenlerinin kontrolü, uygun ilaç tedavisi ve yapılandırılmış egzersiz üzerinde durulur. Bu yaklaşıma rağmen günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlayan yakınmalar devam ediyorsa balon, stent veya cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Tedaviyle yeterli rahatlama sağlanan kişilerde ise girişim gerekmeyebilir.

Dolaşım yetersizliğine bağlı istirahat ağrısı, iyileşmeyen yara veya doku kaybı varsa değerlendirme daha hızlı yapılmalıdır. Bu hastalarda kan akımını yeniden sağlamak; ağrıyı azaltmak, yarayı iyileştirmek ve bacağı korumak açısından önem taşır. Ani tıkanıklığa bağlı dolaşım kaybı ise acil değerlendirme ve uygun tedavi gerektirir.

Uygulanacak yöntem; damarların yapısı, işlemin riskleri, beklenen yararı ve kişinin tercihleri birlikte ele alınarak seçilir. Amaç yalnızca görüntüdeki tıkanıklığı açmak değil, kişinin yaşam kalitesini ve uzvunun işlevini korumaktır.

Bacak atardamar hastalığında sigarayı bırakma, ilaç tedavisi, yapılandırılmış yürüyüş, balon, stent ve cerrahi bypass seçenekleri

Her damar tıkanıklığı ameliyat gerektirmez

Bacak atardamar hastalığında tedavi kararı yalnızca darlık yüzdesine göre verilmez. Yürüme kapasitesi, günlük yaşamın ne kadar etkilendiği ve ayakta yara bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir. Uygun hastalarda ilaç tedavisi ve yapılandırılmış egzersiz yeterli olabilir.

Leriche sendromu: Karın aortu ve bacak damarlarında tıkanıklık

Bacak atardamar hastalığında tıkanıklık, bacaklara kan taşıyan karın aortu ve iliak damarları da etkileyebilir. Karın aortunun alt bölümünü ve iliak damarları tutan kronik tıkayıcı hastalık tablosuna Leriche sendromu denir. Özellikle karın aortunun tamamen tıkandığı durumlarda, her iki bacağa ulaşan ana kan yolu kesintiye uğrar. Bunun en sık nedeni, damar sertliğinin ilerlemesi ve üzerine pıhtı eklenmesidir.

Tıkanıklık yavaş geliştiğinde vücut, kollateral adı verilen yan damarlar üzerinden bacaklara kan ulaştırabilir. Bu alternatif yollar, ana damar tamamen tıkalı olsa bile dolaşımın bir ölçüde sürmesini sağlar. Ancak özellikle yürürken artan kan ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalabilir.

Sigara kullanımı, aort ve iliak damarların tıkayıcı hastalığında önemli bir risk etkenidir. Uzun yıllar sigara içmek damar hasarını ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Bu nedenle sigarayı bırakmak, hem tedavi öncesinde hem de tedaviden sonra damar sağlığını korumanın temel adımlarındandır.

Tıkanıklığın üst sınırı bazı hastalarda böbrek damarlarının çıkışına kadar uzanabilir. Jukstarenal aort oklüzyonu olarak adlandırılan bu durum, tedavi planlamasında özel önem taşır. Bununla birlikte her Leriche olgusunda tıkanıklık böbrek damarları seviyesine ulaşmaz.

Leriche cerrahisine yaklaşımım ve deneyimim

Balon ve stent gibi damar içi tedaviler günümüzde daha yaygın kullanılmaktadır. Bununla birlikte açık cerrahi, özellikle yaygın ve karmaşık aort–iliak damar tıkanıklıklarında uygun hastalar için önemli bir tedavi seçeneği olmayı sürdürür. Bazı çalışmalarda bu ameliyatların sayısının azaldığı bildirilmesi, açık damar cerrahisi deneyiminin korunmasının ve uzmanlık eğitiminde aktarılmasının önemini artırmaktadır.

Leriche sendromunun cerrahi tedavisi, meslek yaşamımda özel önem verdiğim ve çok sayıda ameliyat gerçekleştirdiğim alanlardan biridir. Karın aortu ve iliak damar tıkanıklıklarının cerrahi tedavisi özel ilgi alanlarım arasındadır. Uygun hastalarda bu ameliyatları uygulamaya ve açık damar cerrahisine ilişkin bilgi ve deneyimin uzmanlık eğitiminde aktarılmasına önem veriyorum.

Leriche senromu hangi belirtilere yol açar?

Leriche sendromunda yürümekle kalçada, uylukta veya baldırda ağrı ve yorgunluk gelişebilir. Yakınmalar dinlenince azalır, yeniden yürümeye başlayınca tekrarlayabilir. Özellikle kalça ve uyluk kaslarında hissedilen ağrı, bel veya eklem hastalıklarıyla karıştırılabilir.

Klasik bulgular; yürümekle ortaya çıkan bu yakınmalar, kasık atardamarlarında nabızların belirgin azalması veya alınamaması ve erkeklerde sertleşme sorunudur. Sertleşme sorunu, leğen kemiği içindeki organlara ulaşan kanın azalmasıyla ilişkili olabilir. Ancak bu bulguların tamamının birlikte bulunması gerekmez; hastalık kadınlarda da görülebilir.

Ayaklarda soğukluk, uyuşma ve yürüme mesafesinde kısalma diğer yakınmalar arasındadır. Ciddi dolaşım yetersizliğinde istirahat ağrısı, iyileşmeyen yara veya parmaklarda kararma gelişebilir. Buna karşılık yan damarları iyi gelişmiş bazı kişilerde, aort tamamen tıkalı olsa bile yakınmalar beklenenden daha hafif olabilir.

Şikâyetlerin hafif olması, tıkanıklığın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle sigara kullanan kişilerde yürümekle tekrarlayan kalça veya bacak ağrısının damar hastalığı açısından değerlendirilmesi gerekir.

Tıkanıklığın böbrek damarlarına kadar uzanması

Karın aortundaki kronik tıkanıklık bazı hastalarda yukarı doğru uzanarak böbrek atardamarlarının çıkışına kadar ulaşabilir. Bu durum jukstarenal aort oklüzyonu olarak adlandırılır. Burada tıkanıklık böbrek damarlarının hemen yakınındadır; bu tanım, böbrek damarlarının da mutlaka tıkalı olduğu anlamına gelmez.

Tedavi planlanırken tıkanıklığın üst sınırı, böbrek damarlarının açıklığı ve çevredeki kireçlenmenin derecesi ayrıntılı olarak değerlendirilir. Böbrek fonksiyonları da göz önünde bulundurulur. Tıkanıklığın bu seviyeye ulaşması, hem açık cerrahinin hem de damar içi girişimlerin teknik planlamasını daha karmaşık hâle getirebilir.

Cerrahi sırasında bazı hastalarda aorta geçici olarak böbrek damarlarının üzerinden klemp konulması gerekebilir. Bu nedenle böbreklere giden kanın kesildiği süreyi mümkün olduğunca kısa tutmak ve böbrek dolaşımını korumak önemlidir. Uygulanacak yöntem, görüntüleme bulgularına ve kişinin genel durumuna göre belirlenir.

Leriche sendromunda bypass ameliyatı

Leriche sendromunun cerrahi tedavisinde kullanılan temel yöntemlerden biri aortobifemoral bypasstır. Bu ameliyatta, tıkalı bölgenin üstündeki uygun aort bölümünden her iki kasıktaki femoral atardamarlara kan taşıyan yeni bir yol oluşturulur. Genellikle ters Y biçiminde, iki kola ayrılan yapay damar grefti kullanılır. Böylece kan, tıkalı aort ve iliak damar bölgesini dolaşarak bacaklara ulaşır.

Greftin üst ucu aorta, iki alt ucu ise sağ ve sol kasıktaki uygun atardamarlara dikilir. Ameliyatın temel amacı tıkanıklığın tamamını çıkarmak değil, yeterli kanı tıkalı bölgenin ilerisine taşımaktır. Bununla birlikte böbrek damarlarına yakın tıkanıklıklarda, güvenli bağlantı oluşturabilmek için aortun üst bölümündeki pıhtı veya plakların da temizlenmesi gerekebilir.

Tıkanıklığın yapısına ve kişinin genel durumuna göre farklı bypass yöntemleri veya endovasküler tedaviler değerlendirilebilir. Karın bölgesinden yapılacak ameliyatın uygun olmadığı seçilmiş hastalarda, koltuk altı atardamarından kasık damarlarına uzanan alternatif bir bypass yolu oluşturulabilir. Hangi yöntemin seçileceği; ameliyat riski, damar anatomisi ve beklenen uzun dönem yarar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Başarılı bir bypass, bacaklara ulaşan kanı artırarak yürüme yakınmalarını ve dolaşım yetersizliğine bağlı istirahat ağrısını azaltabilir, yaraların iyileşmesini destekleyebilir. Ancak damar sertliğini bütünüyle ortadan kaldırmaz. Sigarayı tamamen bırakmak, ilaçları düzenli kullanmak ve kontrollere devam etmek, greftin uzun süre açık kalması açısından önemlidir.

Leriche sendromunda aort ve iliak damar tıkanıklığı ile Y greft kullanılarak yapılan aortobifemoral bypass

Bypass sonrası da sigarasız yaşam

Ameliyat kan için yeni bir yol oluşturur; sigaranın damarlar üzerindeki etkisini ortadan kaldırmaz. İçmeye devam etmek, bypass greftinin yeniden tıkanma riskini artırabilir. Sigarayı tamamen bırakmak, ilaçları düzenli kullanmak ve kontrollere devam etmek tedavinin önemli parçalarıdır.

Bacak atardamar hastalığında günlük yaşam ve ayak bakımı

Bacak atardamar hastalığında ayakları yaralanmalardan korumak önemlidir. Kanlanması azalan dokularda küçük bir kesik, ayakkabı vurması veya yanık daha zor iyileşebilir. Özellikle diyabete bağlı duyu kaybı varsa kişi bu hasarları ağrıyla fark etmeyebilir.

Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Parmak aralarına, tabana ve topuklara bakarak kızarıklık, su toplaması, çatlak veya yara olup olmadığını inceleyin. Ayak tabanını görmekte zorlanıyorsanız ayna kullanabilir ya da bir yakınınızdan yardım alabilirsiniz. Yeni oluşan bir yarayı veya renk değişikliğini, ağrı olmasa bile önemseyin.

Günlük temizlikte ılık su kullanın ve özellikle parmak aralarını nazikçe kurulayın. Kuruyan cilde nemlendirici sürülebilir; ancak parmak aralarını nemli bırakmamak gerekir. Ayağı sıkmayan, sürtünmeye yol açmayan uygun ayakkabılar ve temiz çoraplar tercih edin. Ayakkabıyı giymeden önce içinde taş veya yabancı cisim bulunmadığını kontrol edin; evde de çıplak ayakla dolaşmayın.

Üşüyen ayakları sıcak su torbası, elektrikli ısıtıcı veya sobaya yaklaştırarak ısıtmayın. Özellikle duyu kaybında sıcaklık fark edilmeyebilir ve ciddi yanık oluşabilir. Nasırları kesmek, nasır ilacı uygulamak veya batık tırnağa kendiniz müdahale etmek yerine sağlık ekibinden yardım alın.

Ayakta yeni yara, akıntı, kötü koku, giderek artan kızarıklık veya kararma varsa gecikmeden değerlendirme gerekir. Mevcut bir yaranız varsa pansuman ve ayağa yük verme konusunda size önerilen plana uyun. Sigaradan uzak durmak, kan şekerini kontrol etmek ve ilaçları düzenli kullanmak da ayak sağlığını korumanın parçasıdır.

Günlük ayak kontrolü, uygun ayakkabı seçimi, ayakların temizlenip kurulanması ve doğrudan sıcaktan korunma

Ağrımayan yara da önemlidir

Özellikle diyabete bağlı duyu kaybında, ayaktaki bir yara ağrı vermeden gelişebilir. Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Yeni yara, renk değişikliği veya kararma fark ederseniz ağrı başlamasını beklemeden sağlık kuruluşuna başvurun.

Bacak atardamar hastalığında tedavi sonrası takip

Bacak atardamar hastalığında balon, stent veya bypass sonrasında yakınmaların azalması, hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tedavi edilen bölgede yeniden daralma gelişebilir, bypass grefti tıkanabilir veya başka damarlardaki hastalık ilerleyebilir. Bu nedenle şikâyetler düzelse bile düzenli takip sürdürülmelidir.

Kontrollerde yürüme kapasitesi, ayakların durumu, nabızlar ve varsa yaraların iyileşmesi değerlendirilir. Gerektiğinde ayak bileği–kol indeksi ve Doppler ultrasonografi gibi incelemeler yapılır. Takip aralıkları ve kullanılacak tetkikler, uygulanan tedaviye ve kişinin durumuna göre belirlenir.

Yürüme mesafesinin yeniden kısalması, daha önce geçen ağrının geri dönmesi veya ayakta yeni yara oluşması durumunda planlanan kontrol tarihini beklemeyin. Ani ağrıya soğukluk, solukluk, uyuşma ya da hareket kaybı eşlik ediyorsa acil yardım alın.

Sigarayı tamamen bırakmak, tedavinin uzun dönem başarısını korumada temel adımlardan biridir. Reçete edilen ilaçları düzenli kullanmak; kolesterol, tansiyon ve kan şekerini kontrol altında tutmak da önemlidir. Özellikle stent veya bypass sonrasında verilen pıhtı önleyici ilaçları hekiminize danışmadan kesmeyin.

Bacak damarlarında damar sertliği bulunması, kalp ve beyin damarları açısından da riskin arttığını gösterebilir. Bu, her hastada bu damarların da tıkalı olduğu anlamına gelmez; ancak koruyucu tedavinin bütün damar sağlığını kapsaması gerektiğini gösterir. Uygun egzersiz, dengeli beslenme, ayak bakımı ve düzenli kontroller bu yaklaşımın parçalarıdır.

Bacak atardamar hastalığı hakkında sık sorulan sorular

İlgili içerikler

Damar sağlığı hakkında daha fazla bilgi için ilgili sayfaları inceleyebilirsiniz.

Kalbi besleyen damarlardaki daralma ve tıkanıklıkları, koroner arter hastalığı sayfasında ele aldım.

Beyne kan taşıyan damarlardaki daralma ve tedavi seçeneklerini şah damar darlığı bölümünde anlattım.

Ana atardamardaki genişlemenin nedenlerini, takibini ve tedavisini aort anevrizması sayfasında bulabilirsiniz.

Damar sağlığı ve damar muayenesi üzerine söyleşi

Show TV’de Ender Saraç’ın programına konuk olduğum bu söyleşide, damar sağlığı ve damar hastalıkları üzerine konuştuk. Bacak atardamar hastalığının değerlendirilmesinde de önemli olan damar muayenesini anlattığım programın kaydını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.