Aort Diseksiyonu

Ani ve şiddetli göğüs veya sırt ağrısında beklemeyin

Sizde veya bir yakınınızda aniden başlayan şiddetli göğüs ya da sırt ağrısı varsa hemen 112’yi arayın. Bayılma, nefes darlığı, konuşma bozukluğu veya kol ve bacaklarda ani güçsüzlük de acil değerlendirme gerektirir.

Web sitesindeki iletişim formundan veya e-postadan yanıt beklemeyin.

Aort diseksiyonu nedir?

Aort, kalpten çıkan ve vücuda oksijen bakımından zengin kan taşıyan en büyük atardamardır. Göğüs ve karın boyunca ilerler; beyin, böbrekler, bağırsaklar ve bacaklar gibi bölgelere giden damarlar aorttan ayrılır.

Aort duvarı üç ana katmandan oluşur. İç yüzeyde bir yırtık geliştiğinde kan, damar duvarının katmanları arasına girerek bu katmanları birbirinden ayırabilir. Bu duruma aort diseksiyonu denir.

Diseksiyon sonucunda kanın normalde ilerlediği “gerçek lümen” yanında, damar duvarı içinde “yalancı lümen” adı verilen ikinci bir kanal oluşur. Bu kanalın genişlemesi, gerçek lümeni veya organlara giden damarları sıkıştırarak kan akımını azaltabilir.

Aort diseksiyonu ile aort anevrizması aynı şey değildir. Anevrizma, damarın genişlemesidir; diseksiyon ise duvar katmanlarının ayrılmasıdır. Bu iki durum birlikte bulunabilir. Diseksiyon sırasında damar dışına kanama gelişmesi de mümkündür; ancak her diseksiyonda damar dışına kanama olmaz.

Normal aort ile aort diseksiyonunun karşılaştırılması; intimal yırtıktan yalancı lümene kan geçişi.

Aort diseksiyonu belirtileri nelerdir?

Aort diseksiyonunun en önemli belirtisi, aniden başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısıdır. Ağrı boyuna, kürek kemikleri arasına ya da karına yayılabilir. Bazı kişiler ağrıyı yırtılma veya parçalanma hissi olarak tarif eder.

Etkilenen damarlara bağlı olarak şu belirtiler de görülebilir:

  • Ani ve şiddetli karın ağrısı

  • Nefes darlığı

  • Bayılma veya bilinç kaybı

  • Soğuk terleme

  • Aniden gelişen konuşma bozukluğu veya görme kaybı

  • Vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da hareket kaybı

  • Bacaklarda ani ağrı veya yürüme güçlüğü

Bu belirtilerin hepsinin birlikte bulunması gerekmez. Kalp krizi ve başka acil hastalıklarda da benzer yakınmalar görülebilir. Belirtilere bakarak evde ayrım yapmaya çalışmayın; aniden başlayan şiddetli ağrı veya bu acil belirtilerden biri varsa 112’yi arayın.

Aort diseksiyonu neden olur, kimlerde daha sık görülür?

Aort diseksiyonu, damar duvarının dayanıklılığını kaybetmesiyle ilişkili olarak gelişebilir. Yüksek tansiyon, aort duvarına binen yükü artıran önemli risk faktörlerinden biridir. Bununla birlikte, bazı kişilerde doğuştan gelen veya aileden geçen özellikler de rol oynar.

Riski artırabilen başlıca durumlar şunlardır:

  • Yüksek tansiyon, özellikle yeterince kontrol altında değilse

  • Aort damarında genişleme, yani aort anevrizması

  • Ailede aort anevrizması veya diseksiyonu öyküsü

  • Marfan ve Loeys-Dietz sendromu gibi kalıtsal bağ dokusu hastalıkları

  • Aort kapağının doğuştan üç yerine iki yaprakçıklı olması, yani biküspit aort kapağı

Bu özelliklerden birinin bulunması, mutlaka diseksiyon gelişeceği anlamına gelmez. Ancak kişinin riskine göre düzenli takip yapılması önemlidir. Ailenizde aort anevrizması veya diseksiyonu varsa bunu doktorunuzla paylaşın.

Tip A ve Tip B aort diseksiyonu arasındaki fark nedir?

Aort diseksiyonu, damarın hangi bölümünü etkilediğine göre sınıflandırılır. Yaygın kullanılan Stanford sınıflandırmasında iki ana tip vardır: Tip A ve Tip B. Bu ayrım, tedavi kararında önemli rol oynar.

Tip A aort diseksiyonu

Kalpten çıkan aortun ilk bölümü olan çıkan aortu etkiler. Diseksiyon yalnızca bu bölümle sınırlı kalabilir veya aortun daha ilerideki bölümlerine uzanabilir.

Akut Tip A diseksiyonu, kalp çevresinde kan birikmesi, aort kapağında kaçak ve organlara giden kan akımının bozulması gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle acil kalp ve damar cerrahisi değerlendirmesi ve genellikle gecikmeden ameliyat gerekir.

Tip B aort diseksiyonu

Çıkan aortu tutmaz; genellikle sol kola giden damarın ayrıldığı yerin sonrasındaki inen aortu etkiler. Göğüs bölgesinden karın bölgesine doğru uzanabilir.

Ciddi bir ek sorun bulunmayan hastalarda başlangıç tedavisi, hastanede yakın izlem altında tansiyonun ve kalp hızının kontrol edilmesidir. Damar yırtılması, organların kanlanmasında bozulma veya tedaviye rağmen süren ağrı gibi sorunlar varsa damar içinden stent greft uygulanması ya da cerrahi tedavi gerekebilir.

Tip B diseksiyonunda her hastaya hemen ameliyat yapılmaması, hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Her iki tip de acil değerlendirme gerektirir.

Aort diseksiyonu tanısı nasıl konur?

Aort diseksiyonu şüphesinde değerlendirme acil olarak yapılır. Doktor, ağrının nasıl başladığını ve eşlik eden belirtileri sorgular; tansiyonu, nabızları ve muayene bulgularını değerlendirir. Kesin tanı için aortun görüntülenmesi gerekir.

Bilgisayarlı tomografi anjiyografi, acil değerlendirmede sık kullanılan yöntemdir. Diseksiyonun nereden başlayıp nereye uzandığını ve organlara giden damarların etkilenip etkilenmediğini gösterir. Bu bilgiler tedavinin planlanmasına yardımcı olur.

Ekokardiyografi, kalbin ve aort kapağının durumunu değerlendirmek için kullanılır. Gerektiğinde yemek borusundan yapılan ekokardiyografi ile aort daha ayrıntılı incelenebilir. Bu yöntem özellikle hastanın durumu ve mevcut imkânlar doğrultusunda tercih edilebilir.

Manyetik rezonans anjiyografi de aortu ayrıntılı gösterir. Ancak çekim süresi ve erişilebilirliği nedeniyle acil durumda her hasta için ilk seçenek değildir; uygun hastalarda ve takipte kullanılabilir.

Yapılacak tetkik, hastanın genel durumuna göre seçilir. Her hastaya bütün görüntüleme yöntemlerinin uygulanması gerekmez.

Aort diseksiyonu nasıl tedavi edilir?

Tedavi; diseksiyonun tipine, aortun hangi bölümlerini etkilediğine ve gelişen sorunlara göre planlanır. Amaç, damar duvarına binen yükü azaltmak, hayati organların kanlanmasını korumak ve gerektiğinde hasarlı aort bölümünü onarmaktır.

Aort diseksiyonu yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır. Özellikle akut Tip A diseksiyonunda gerekli ameliyatın gecikmesi; aort yırtılması, kalp çevresinde kan birikmesi ve hayati organların kanlanmasının bozulması nedeniyle ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle acil cerrahi değerlendirme gerekir. Tip B diseksiyonunda ise her hastaya ameliyat gerekmez; uygun tedavi ve yakın takip yine hayati önem taşır.

İlaç tedavisi ve yakın izlem

Hastanede tansiyonu ve kalp hızını kontrol eden ilaçlar uygulanır, ağrı tedavisi yapılır. Böylece aort duvarına binen yük azaltılır. Komplikasyon gelişmemiş Tip B diseksiyonunda başlangıç yaklaşımı ilaç tedavisi ve yakın izlemdir. Ameliyat gereken hastalarda da hazırlık sırasında uygun ilaç tedavisi sürdürülür.

Açık ameliyat

Akut Tip A diseksiyonunda acil ameliyat gerekir. Hasarlı aort bölümü, greft adı verilen yapay bir damar ile değiştirilir. Diseksiyonun yaygınlığına göre aort köküne, aort kapağına veya aort kavsine de müdahale edilebilir. Her hastada aynı ameliyat uygulanmaz; işlem, etkilenen yapılara göre belirlenir.

Aort diseksiyonu ameliyatının nasıl yapıldığını anlatmak amacıyla, gerçekleştirdiğim ameliyatlardan birini açıklamalı bir eğitim videosu olarak hazırladım. YouTube kanalımda Türkçe ve İngilizce olarak paylaştığım bu videoda, cerrahi tedavinin aşamalarını izleyebilirsiniz. Video gerçek ameliyat görüntüleri içerir; bu görüntüler bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir.

Damar içinden stent greft tedavisi

Müdahale gerektiren Tip B diseksiyonlarında, damar yapısı uygunsa stent greft kullanılabilir. Kateter yardımıyla aorta yerleştirilen bu kaplı stent, kanın yalancı kanala girişini azaltmayı ve gerçek kanaldaki akımı iyileştirmeyi amaçlar. Bu yöntem her hasta için uygun değildir; bazı hastalarda açık cerrahi veya farklı girişimler gerekir.

Hibrit tedavi: Açık cerrahi ve stent greftin birlikte kullanılması

Bazı hastalarda açık cerrahi ile damar içinden stent greft tedavisini birlikte kullanıyoruz. Buna hibrit tedavi adı verilir. Özellikle aort kavsini ve devamındaki damar bölümlerini etkileyen hastalıkta, damar yapısına ve hastanın durumuna göre bu yaklaşım tercih edilebilir.

Bu yöntemlerden biri “debranching” işlemidir. Beyne ve kollara kan taşıyan damarların gerekli olanlarına, cerrahi olarak yeni kan akım yolları oluşturulur. Böylece bu organların kanlanması korunurken hastalıklı aort bölümüne stent greft yerleştirilmesine imkân sağlanır. Cerrahi işlem ve stent greft uygulaması aynı seansta veya aşamalı olarak yapılabilir.

Tip A ve Tip B aort diseksiyonunun karşılaştırılması; gerçek lümen, yalancı lümen ve intimal yırtık bölgeleri.

Aort diseksiyonu sonrası takip ve günlük yaşam

Aort diseksiyonunda tedavi, hastaneden taburcu olmakla tamamlanmaz. Ameliyatla onarılan bölümün dışında kalan aortta diseksiyon devam edebilir veya zamanla genişleme gelişebilir. Bu nedenle kendinizi iyi hissetseniz bile düzenli kontrollerinizi sürdürmeniz önemlidir.

Takipte dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Tansiyonunuzu doktorunuzun belirlediği hedeflere göre izleyin ve ilaçlarınızı düzenli kullanın.

  • Planlanan tomografi veya manyetik rezonans kontrollerini aksatmayın. Görüntüleme sıklığı, uygulanan tedaviye ve aortun durumuna göre belirlenir.

  • Ağır kaldırmaktan, nefes tutarak ıkınmayı gerektiren hareketlerden ve ani, yoğun efordan kaçının.

  • Yürüyüş gibi aktivitelere dönüşü ve egzersizin düzeyini tedavi ekibinizle planlayın. Ameliyat sonrasında uygun hastalarda kardiyak rehabilitasyon önerilir.

Takibin amacı, aortta oluşabilecek değişiklikleri erken fark ederek gerektiğinde müdahale etmektir. Kontroller yalnızca ameliyat bölgesini değil, aortun diğer bölümlerini de kapsar.

Ameliyat ettiğim aort diseksiyonu hastalarının uzun dönem takiplerini kişisel olarak sürdürüyorum. Çünkü ameliyat, o andaki hayati tehlikeyi gidermeyi amaçlasa da aortun diğer bölümlerindeki hastalık devam edebilir. Aort, kalpten başlayıp göğüs ve karın boyunca ilerler; beyne, iç organlara ve bacaklara kan taşıyan damarlar bu ana damardan ayrılır. Diseksiyon, bu damarların kanlanmasını da etkileyebilir.

Zaman içinde aortun farklı bölümlerinde genişleme veya damar dallarında sorunlar gelişebilir ve bazı hastalarda yeniden müdahale gerekebilir. Bu nedenle takip, benim için ameliyatın ayrılmaz bir parçasıdır. Yıllar boyunca düzenli görüştüğümüz hastalarımızla, zamanla neredeyse bir aile yakını gibi olduğumuz uzun soluklu bir hekim-hasta ilişkisi kuruyoruz.

Aort diseksiyonu hakkında sık sorulan sorular

Aort diseksiyonu ile aort anevrizması aynı şey midir?

Hayır. Aort anevrizması, damarın genişlemesidir. Aort diseksiyonu ise damar duvarındaki katmanların birbirinden ayrılmasıdır. Bu iki durum aynı hastada birlikte bulunabilir.

Gerçekleştirdiğim Tip A aort diseksiyonu ameliyatının videosu

Genç bir hastada gerçekleştirdiğim Tip A aort diseksiyonu ameliyatının aşamalarını, hazırladığım bu açıklamalı videoda izleyebilirsiniz.

Video gerçek ameliyat görüntüleri içerir; bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir.